~Yerle Gök Arasında~

Thomas à Kempis

Bugün, Rönesans dönemi Katolik keşiş ve yazar Thomas Kempis’in; “Kurtarıcı İsa’nın İzinde” adlı kıymetli eserinin kısa bir parçası olan 51. bölümüne değineceğiz. Kendini tanrısal yaşama adamış olan Kempis, yaşam hakkında, aslında pek de yabancısı olmadığımız şeyleri, usta bir şekilde dinsel açıdan inceliyor ve ruhunu esenlikte tutabilmek adına muazzam bir çaba gösteriyor.

(Bu yazıdaki alıntılar, şu kaynaktan alınmıştır; Thomas a Kempis, “Bölüm 51,” Kurtarıcı İsa’nın İzinde, çev., Dominik Pamir. İstanbul: Ohan Basımevi, 1988.)
Bu ölümlü bedeni taşıdığın sürece yüreğinde can sıkıntısı ve üzüntü duyacaksın” der kitapta Kempis, Mesih İsa’nın ağzından. Yani bu hisler, Kempis’in Katolik inancına göre, bu dünyanın bir gereğidir.

Kempis, konuyu buradan, ibadet meselesine bağlıyor ve, insanın; yukarıda belirtilen sebepten dolayı, sürekli olarak huzur içinde ibadet edemeyeceğini söylüyor. “…bedenin yükünden dolayı sık sık inlemek bir gereksinimdir.” Bu gereksinimi, dünya bize dayatır adeta. Kempis, bu durumda gene de her türlü karamsar görüşü olağan saymakla birlikte, çözümü de gene İsa Mesih’e sarılmakta bulur. İnsan, gene de dua etmeyi de, umut etmeyi de bırakmamalıdır. Dünya, bizim için mücadele alanı olan bir arenadır. Ve inanç, en güçlü silah olmalıdır.

Bununla birlikte, Kempis, tek yolun ibadet etmek olmadığını, aynı zamanda bedeni, faydalı işler ve üretimlerle meşgul etmek gerektiğini söylüyor. Böylece zihin, iman ile birlikte, faydalı üretimler de yapmış olur.

Thomas Kempis’e atfen saklanan, kalıntıların bulunduğu kutu (röliker).
Thomas a Kempis – Canon van Nederland

Kitapta İsa, şöyle seslenir; “Ben yeniden geleceğim, çektiğin acıları unutturacak ve ruhunu huzura kavuşturacağım.” Keşiş Kempis, Katolik inancına bağlı şekilde, tüm güvenini ve umudunu bu vaade bağlamıştır. Alçakgönüllü bir güven duyar Rabbe karşı. Öyle ki, acılarını ve umutsuzluğa düştüğü anları dahi gizlemez kitabında, ve kendisinin sadece zavallı bir insan olduğunu söyler. Bu imanı açısından son derece önemlidir. Çünkü bir keşiş olarak Kempis, her şeyden önce, alçakgönüllü olmalıdır. Kempis bunun güzel bir örneğini sunar.

Kempis’in tüm bu çabaları, göklerde kendisini bekleyen Rabbi sebebiyledir. Tüm acılarını ve karamsar duygu durumlarını O’na sunmuştur.
Bu anlamda, Kempis sadece iyi bir keşiş örneği değil, aynı zamanda iyi bir imanlı örneğidir. İnsansal zayıflıklarını inkar etmeden, karamsar hislerini inkar etmeden, her düştüğünde ayağa kalkıp mücadeleye devam etmiştir. Onun ruhsal sıkıntıları ve ümidi, ölümüne kadar devam etmiştir.

—————

Depresyon Defteri’ni okuduğun için teşekkürler.
Depresyon Defteri’ne abone olun

—————

Kendi adıma konuşacak olursam, Kempis’in hayatıyla birlikte yazılarına baktığımda, içimizden geçen hislerle birlikte, aslında bu dünyada kesinlikle yalnız olmadığımız gerçeğidir. Kendisini Tanrı’ya ve doğruluğa adamış ve dünyadan el etek çekmiş bir keşiş bile bu tür şeyler hissetmiş ve yaşamıştır. Bu aslında hepimize umut vermesi gereken bir durumdur. Örneğin Kempis; kendini öldürmeyi düşünmemiş, aksine mücadele etmiştir. Bu mücadeleyi, Kempis’in çok güçlü olduğu için devam ettirebildiğini düşünmeyelim. Zira Kempis, tüm kitap boyunca zayıflığını haykırıyor. Kendisinin zavallı bir Tanrı kulu olduğunu söyleyip duruyor. Bu eseri yazarak da, aslında kendi hayatından yola çıkarak, kendisi gibi olan veya olacak insanlara bir ışık yakmaya çalışıyor. Üstelik sadece konuşmakla da kalmıyor, söylediklerinin canlı uygulamasını kendi hayatı üzerinden gösteriyor. Hem de son nefesine kadar.

Keşiş yaşamı ise gerçekten zordur.

Kempis, zaten herkesin keşiş olmasını beklemez. O sadece; “yaşamın acı dolu olmak zorunda” olduğu gerçeğini bildirir, ve bir mücadele haritası koymaya çalışır. Bu harita/yol ise basittir; “İsa Mesih.” Bu Yol, aynı zamanda Kempis’in Yaşam’ının kendisidir.

Thomas Kempis’in; “Kurtarıcı İsa’nın İzinde” kitabı, İncil’den sonra en çok okunan kitap olarak kabul edilir. Bu anlamda, adeta bir rehber niteliğindedir.

Thomas Kempis, (en azından şimdilik) bir Aziz olarak kutsanmış olmasa da, Aziz olarak ilan edilmesini isteyen pek çok insan vardır.
Unutmayalım; bu dünyada, sadece Tanrı için yaşamış insanlar bile kaygı hissetti ve kimi zaman umutsuzluğa düştü.
Yalnız değiliz.

Son yazılar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir